UZUN yaşamın sırlarını orada burada aramak, mucize haplar, iksirler, otlar, çöpler peşinde koşmak yerine işe kendinize iyi bakmakla başlayın. “Kendinize iyi bakın, bu şansı kullanın”

Kalp, damar yaşlanması ve damar sertliği süreci hayatın en erken safhası olan ana rahminde başlar. Yıllar geçtikçe de damarlarımız ve kalbimiz esnekliğini kaybeder. Ancak yaşlanma tek başına hastalıklara yol açmaz. Yüksek kalori alımı, yetersiz besin, hareketsiz hayat gibi sağlıksız yaşam tarzına uzun süreli ve devamlı maruz kalma da kalp, damar, beyin, böbrek gibi organlarda dramatik şekilde hasara neden olur.

Uzun yaşam artık bir gerçeklik. İnsanlar daha uzun yaşıyor. Bilimsel veriler, 2015-2050 yılları arasında 60 yaş üstü dünya nüfusunun yüzde 12’den yüzde 22’e yükseleceğini ve 2020 itibariyle 60 yaş üstü nüfusun 5 yaş altı çocuk sayısını aşacağını söylüyor. Peki, uzun yaşam bizlere sağlıklı yaşamın garantisini verebiliyor mu?

Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı yaşlanmayı , “çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin devam ettirilebilmesi” olarak tanımlıyor. Sağlıklı, uzun ve aktif bir yaş alma süreci için ne yapılmalı? Hayatın uzaması ile gelişecek olanakların derecesi yoğun olarak tek bir anahtara bağlı: Sağlık … Fiziksel ve zihinsel sağlığın devamlılığı için birey olarak üstümüze düşenler ise şunlar:

* Güzel ve dengeli besinle buluş.
* Hareket et, egzersiz yap, hayat kaliteni artır.
* Düzenli doktor kontrolü ile önlem al.
* Bebek gibi uyu, zinde kalk.
* Hayatın kıymetini bil, vücuduna iyi bak, mutlu ol.

Uzun hayat inanılmaz değerli bir kaynak. İleri yaşın bizlere hediye ettiği moleküler hasarı tamamen onarmak ise şu an için imkânsız. Bu yüzden hayatın kıymetini bilelim. Üretken, işlevsel ve bağımsız kalabilen kaliteli ve sağlıklı uzun bir yaşam için vücudumuza sahip çıkalım.

Leave a comment